<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>muhabbette.org&#124; Sohbet, Chat,muhabbet, Yonja, KizlarLa Sohbet, Dini Sohbet odalari, iSlami Sohbet odalari, Sohbet odalari,muhabbette.org &#187; Haberler</title>
	<atom:link href="http://www.muhabbette.org/sohbet/haberler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muhabbette.org</link>
	<description>Sohbet, kizlarla sohbet,chat,muhabbet,dini sohbet,islami sohbet</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 20:54:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Karakola saldırı: 3 şehit, 11 PKK&#8217;lı öldürüldü</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/karakola-saldiri-3-sehit-11-pkkli-olduruldu-1949.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/karakola-saldiri-3-sehit-11-pkkli-olduruldu-1949.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 12:26:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1949</guid>
		<description><![CDATA[HAKKARİ'nin Şemdinli İlçesi'ne bağlı Beyyurdu Köyü Jandarma Karakolu'nun emniyetini sağlayan üs bölgesine dün gece kalabalık bir grup PKK'lı tarafından saldırı düzenlendi. Güvenlik güçlerinin de anında cevap vermesi üzerine çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı. Çatışmada 11 PKK'lı da öldürüldü



Hakkari Valiliğinden yapılan açıklamada, gece 24.00 sıralarında Şemdinli ilçesi Beyyurdu Jandarma Karakol Komutanlığının emniyet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>HAKKARİ'nin Şemdinli İlçesi'ne bağlı Beyyurdu Köyü Jandarma Karakolu'nun emniyetini sağlayan üs bölgesine dün gece kalabalık bir grup PKK'lı tarafından saldırı düzenlendi. Güvenlik güçlerinin de anında cevap vermesi üzerine çıkan çatışmada 3 asker şehit oldu, 3 asker yaralandı. Çatışmada 11 PKK'lı da öldürüldü

<!--more-->

Hakkari Valiliğinden yapılan açıklamada, gece 24.00 sıralarında Şemdinli ilçesi Beyyurdu Jandarma Karakol Komutanlığının emniyet unsurlarına terör örgütü PKK üyeleri tarafından saldırı düzenlendiği bildirildi.

Açıklamada, 3 askerin şehit olduğu, 3 askerin ise hafif şekilde yaralandığı ifade edilerek "Bölgede geniş çaplı operasyon başlatılmış. Sağlanan temasta 11 terör örgütü mensubu silahlarıyla ölü ele geçirilmiştir" denildi</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/karakola-saldiri-3-sehit-11-pkkli-olduruldu-1949.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınıra 5 bin kişilik tim</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/sinira-5-bin-kisilik-tim-1939.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/sinira-5-bin-kisilik-tim-1939.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 21:15:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1939</guid>
		<description><![CDATA[haydin kiprasin bakalim bölücüler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında 21 Haziran’da gerçekleştirilen “Güvenlik Zirvesi”nde alınan kararların detayları gün yüzüne çıkıyor. Zirvede, Hakkâri ve Şemdinli arasındaki 150 kilometrelik sınır hattının, yeni oluşturulacak 5 bin kişilik profesyonel birlik tarafından korunması kararlaştırıldı.Cumhuriyet Gazetesi'nden Barkın Şık'ın haberine göre, sınırı koruyacak yeni profesyonel uzman erbaşlar, Ocak 2011 tarihinden itibaren hudut karakollarını teslim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>haydin kiprasin bakalim bölücüler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başkanlığında 21 Haziran’da gerçekleştirilen “Güvenlik Zirvesi”nde alınan kararların detayları gün yüzüne çıkıyor. Zirvede, Hakkâri ve Şemdinli arasındaki 150 kilometrelik sınır hattının, yeni oluşturulacak 5 bin kişilik profesyonel birlik tarafından korunması kararlaştırıldı.Cumhuriyet Gazetesi'nden Barkın Şık'ın haberine göre, sınırı koruyacak yeni profesyonel uzman erbaşlar, Ocak 2011 tarihinden itibaren hudut karakollarını teslim almaya başlayacak. Irak sınırını tamamen profesyonel askerlerin koruması çalışması, 2014 yılına kadar tamamlanacak.

<!--more-->

Gediktepe’de 11 şehit verilmesinden sonra toplanan güvenlik zirvesinde alınan kararlar, “Son gelişmelerin ışığında kısa ve orta vadeli ilave tedbirler alınması kararlaştırılmıştır. Bu bağlamda istihbarat ve bölgede görev yapan personelin yapısının gözden geçirilmesi hususunun üzerinde durulmuştur” şeklinde kamuoyuna duyurulmuştu.

Genelkurmay Başkanlığı, Güvenlik Zirvesi’nin ardından 25 Haziran’da düzenlediği haftalık basın bilgilendirime toplantısında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 5 komando tugayının yanı sıra, hudut birliklerinin de profesyonelleştirileceğini açıklamıştı. Genelkurmay Başkanlığı İç Güvenlik Harekât Daire Başkanı Tümgeneral Fahri Kır, bu toplantıda, “Hudut birliklerinin de profesyonel askerlerden oluşturulması kapsamında başlatılan ön çalışmada; Irak hududundan başlamak üzere, hudut birliklerinin operasyonel faaliyetlerinde görev yapacak personelin, belirli bir süre içerisinde, profesyonelleştirilmesi hedeflenmiştir. Yapılan çalışma netleştiğinde, kamuoyu ile paylaşılacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

<strong>Öncelik 150 kilometrede</strong>

Hudut birliklerinin profesyonelleşmesi çalışması kapsamında Hakkâri ve Şemdinli arasındaki sınır hattına öncelik verilecek. Terör örgütü militanlarının sınırdan en çok sızma yaptığı bu bölge profesyonel timler tarafından korunacak. Yeni istihdam edilecek 5 bin uzman erbaş, bu sınır hattında görev yapacak. Yeni birlikler Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olacak.

<strong>2011’de teslim almaya başlayacaklar</strong>

Yeni profesyonel birlikler, 2011 Ocak ayından itibaren sınırı teslim almaya başlayacak. Çalışmanın üç yıl içinde tamamlanması öngörülüyor. Sınırı koruyacak uzman erbaşlar, Isparta’daki Eğirdir Dağ ve Komando Okulu’nda eğitimden geçirilecek. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı komando tugaylarının ise Ağustos 2010 tarihinde tamamen profesyonelleşmesi öngörülüyor. Hem komando tugaylarında hem de hudut birliklerinde yalnızca operasyonel unsurları tamamen profesyonellerden oluşacak. Komando tugayları ile hudut birliklerinde bulunan, hizmet ve destek unsurları ile şoför gibi diğer faaliyetlerde görevli olan personel, yine şu anki temel askerlik sisteminde 15 aylık askerlik görevini yapan erbaş ve erlerden oluşacak.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/sinira-5-bin-kisilik-tim-1939.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şırnak&#8217;ta askeri birliğe saldırı</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/sirnakta-askeri-birlige-saldiri-1931.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/sirnakta-askeri-birlige-saldiri-1931.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 11:31:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1931</guid>
		<description><![CDATA[artik pilleri bitti capulcularin bölücülerin Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde küçük Kato dağında bulunan askeri birliğe ve Alay Komutanlığı'nı koruyan üs bölgesine PKK'lı teröristler dün akşam dört koldan saldırı düzenledi. İlk belirlemelere göre 2'si sivil 7 kişi yaralandı.



İlçe merkezinde bulunan Taktik Jandarma Alay Komutanlığı'nı koruyan iki askeri üs bölgesinde çatışma yaşandı. Çatışma yaklaşık 1 saatten fazla sürdü. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>artik pilleri bitti capulcularin bölücülerin Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde küçük Kato dağında bulunan askeri birliğe ve Alay Komutanlığı'nı koruyan üs bölgesine PKK'lı teröristler dün akşam dört koldan saldırı düzenledi. İlk belirlemelere göre 2'si sivil 7 kişi yaralandı.

<!--more-->

İlçe merkezinde bulunan Taktik Jandarma Alay Komutanlığı'nı koruyan iki askeri üs bölgesinde çatışma yaşandı. Çatışma yaklaşık 1 saatten fazla sürdü. Çatışma esnasında deneyimli köy korucuları operasyon alanına sivil araçlarla götürüldü. Çatışmayı evinin balkonundan izleyen Fırat Akdağ (16) ve kapısının ününde bulunan Ayde Durmuş da yaralandı. Olayda bir uzman çavuş, bir asker, 3 köy korucusu yaralandı. Bölgede operasyonlar devam ediyor.</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/sirnakta-askeri-birlige-saldiri-1931.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi Marmara&#8217;nın diyetini o mu ödeyecek?</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/mavi-marmaranin-diyetini-o-mu-odeyecek-1910.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/mavi-marmaranin-diyetini-o-mu-odeyecek-1910.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 20:12:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1910</guid>
		<description><![CDATA[varsin ödesinn tipine baksana suna cani tam bir Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun İsrailli bakan Ben Eliezer'le görüşmesi İsraili karıştırdı. İsrail dışişleri bakanı Lieberman "Görüşme başbakanla aramızdaki güvene bir darbedir" derken, Başbakanlık "Lieberman'a teknik nedenlerden ötürü bilgi verilmedi" dedi. Asıl can alıcı açıklama ise İsrail hükümet kaynaklarından geldi: Barak, Lieberman'dan kurtulmak istiyor



TEL AVİV - Dışişleri Bakanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>varsin ödesinn tipine baksana suna cani tam bir Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun İsrailli bakan Ben Eliezer'le görüşmesi İsraili karıştırdı. İsrail dışişleri bakanı Lieberman "Görüşme başbakanla aramızdaki güvene <a onmouseover="showAd('26432','100086' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>bir</strong></span></a> darbedir" derken, Başbakanlık "Lieberman'a teknik nedenlerden ötürü bilgi verilmedi" dedi. Asıl can alıcı açıklama ise İsrail hükümet kaynaklarından geldi: Barak, Lieberman'dan kurtulmak istiyor

<!--more-->

TEL AVİV - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Sanayi <a onmouseover="showAd('26516','101217' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>ve</strong></span></a> Ticaret Bakanı Binyamin Ben-Eliezer arasında İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısıyla ortaya çıkan krizi çözmeye yönelik görüşme, Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın saf dışı edildiği gerekçesiyle İsrail koalisyonunda gerginliğe neden oldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Ehud Barak’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiği ifade edilen görüşmeyle ilgili olarak Lieberman, kendisine bilgi verilmemesi nedeniyle görüşmenin Netanyahu ile arasındaki güvene "darbe" vurduğu yorumunda bulundu.

Lieberman’ın makamından yapılan açıklamada, "olayın Dışişleri Bakanı ile Başbakan arasındaki güveni zedelediği" vurgulandı.

Açıklamada, Dışişleri Bakanlığına bilgi verilmemesinin "normal usullerin ihlali" anlamına geldiği ve Lieberman’ın Başbakandan açıklama beklediği belirtildi.

İsrail Başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise Dışişleri Bakanına "teknik nedenlerden ötürü" bilgi verilmediği ve Başbakanın Dışişleri Bakanı ile tam bir işbirliği içerisinde çalıştığı kaydedildi. Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın görüşmeden saf dışı edilmesi, "hükümetin Lieberman’dan kurtulmak istediği" yorumlarına da neden oldu.

'ETRAFINDA ŞEYTANLAR DANS EDİYOR'

İsrail’in haber portalı Ynet haber sitesi, olaydan haberdar edilmediği ortaya çıkan koalisyonun aşırı sağ kanadından İsrael Beiteniu partisi lideri Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın etrafında "şeytanların dans ettiğini" yazarken, Likud ve İşçi Partisi’nden bakanlar, Savunma Bakanı Ehud Barak’ı sorumlu göstererek, Barak’ın Lieberman’ı koalisyondan çıkarmak istediğini savundular.

Başbakan Binyamin Netanyahu’nun da, <a onmouseover="showAd('26428','100063' ,event);clearAdInterval_();" onmouseout="hideAd();" name="aspx1" target="_blank"><span><strong>Türkiye</strong></span></a> ile yaşanan 'alçak koltuk' krizinin mimarı olan ve yaptığı sert çıkışlarla İsrail'i uluslararası arenada sık sık zor durumda bırakan Lieberman’a "kapıyı gösterme" kararlılığında olduğu iddiaları dile getirildi.
Bazı kaynaklar, toplantıyı Barak’ın sızdırdığı, çünkü İsrail Savunma Bakanının koalisyonun yapısını değiştirme niyetinde ciddi olduğunu göstermek niyetinde olduğu tahmininde bulundular.

Lieberman ise İsrail radyosuna yaptığı açıklamada, olan bitenlere rağmen hükümetten ayrılmak gibi bir planının olmadığını belirtti. Lieberman, Başbakanlığın açıklamasındaki "teknik nedenlerle bilgi verilmediği" gerekçesinin kendisini tatmin etmediğini söyled</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/mavi-marmaranin-diyetini-o-mu-odeyecek-1910.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teröre finansal destek verenin mal varlığı donacak</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/terore-finansal-destek-verenin-mal-varligi-donacak-1888.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/terore-finansal-destek-verenin-mal-varligi-donacak-1888.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 20:30:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1888</guid>
		<description><![CDATA[en iyisi gec bile kaldiniz süper akil hemde bakalim ne yapacaklar Türkiye, OECD'ye taahhütleri çerçevesinde karapara aklama ve terörün finansmanıyla mücadeleye dönük kanun değişikliğine gidiyor. Kanun Taslağı, ilgili kuruluşların görüşüne sunuldu



Edinilen bilgiye göre, Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu, terörün finansmanıyla mücadeleye ilişkin düzenlemeleri de, OECD'nin karapara aklama ve terörün finansmanıyla mücadele birimi FATF'in direktiflerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>en iyisi gec bile kaldiniz süper akil hemde bakalim ne yapacaklar Türkiye, OECD'ye taahhütleri çerçevesinde karapara aklama ve terörün finansmanıyla mücadeleye dönük kanun değişikliğine gidiyor. Kanun Taslağı, ilgili kuruluşların görüşüne sunuldu

<!--more-->

Edinilen bilgiye göre, Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu, terörün finansmanıyla mücadeleye ilişkin düzenlemeleri de, OECD'nin karapara aklama ve terörün finansmanıyla mücadele birimi FATF'in direktiflerine uygun hale getiriyor.

Kurulun bu amaçla hazırladığı Kanun Taslağı, ilgili kuruluşların görüşüne sunuldu.

Gelen görüşlerin ardından tekrar gözden geçirilerek, son şekli verilecek olan Taslakta, terörün finansmanı yeniden tanımlanıyor. Bu tanımlama, sadece Türkiye'ye yönelik değil, diğer ülkelere yönelik terör eylemlerini de terör kapsamına alıyor ve terörün finansmanında lokal tanımlama yerine, uluslararası tanımlama geçerli kılınıyor.

Taslakta terörün finansmanıyla mücadele için ''malların dondurulması'' mekanizması da oluşturuluyor. Yeni mekanizmada da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararlarının belirleyici olması öngörülüyor.

<strong>BÜTÜN ÜLKELERE KARŞI İŞLENEN SUÇLAR KAPSAMA ALINIYOR</strong>
Maliye Bakanlığından bir üst düzey yetkili, AA muhabirine yeni düzenlemeye yönelik şu bilgileri verdi:

''Yeni düzenlemede terörün finansmanı yeniden tanımlanıyor ve tüm ülke vatandaşlarına ve devletlere yönelik terör suçları kapsama alınıyor.

Taslak uyarınca teröre finans desteği sağlayanların mal varlıkları da dondurulacak. Mevzuatımızda malların dondurulması konusunda böyle bir mekanizma yok. BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasıyla ilgili bir mekanizma bulunmuyor. Taslakta, yeni uygulamanın nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemeler yer alıyor. Buna göre, teröre finans desteğine ilişkin kuvvetli şüpheler olması durumunda mal varlıkları dondurulacak. BM Güvenlik Konseyi kararı alındıktan sonra bu karar bizim hukukumuzda nasıl uygulanacak? Taslak, buna ilişkin yasal düzenlemeyi içeriyor.

Türkiye, BM Güvenlik Konseyinin üyesi. Dolayısıyla alınan kararlara uymak zorunda. Türkiye, bu kararlara uyacağına ilişkin de taahhütte bulunmuş. Bizim de bunlara uymamamız sözkonusu değil.''

<strong>YABANCI ÜLKELER DE TALEPTE BULUNABİLECEK</strong>
Türkiye ve diğer ülkelerin terörün finansmanıyla ilgili taleplerinin ne şekilde değerlendirileceği de taslakta bir alt başlık şeklinde bulunuyor.

Taslak, yabancı bir ülkenin terör finansmanıyla ilgili talebinin olması durumunda, bunun hangi mekanizma ile ve ne şekilde Türkiye'ye iletileceğini, bu talebin nasıl bir süreçte sonuçlandırılacağını da düzenliyor.

Türkiye'de terörün finansmanıyla ilgili bir sorun ortaya çıktığında, bunun bir başka ülkeyle paylaşılması, oradan bilgi istenmesi ve mal varlıklarının dondurulması konusu da yeni düzenlemenin unsurları arasında yer alıyor.

<strong>TÜRKİYE, EKSİKLİKLERİNİ GİDERİYOR</strong>
Bu arada Türkiye, terörün finansmanına ilişkin düzenleme ile OECD Mali Eylem Görev Gücü (FATF) nezdindeki eksikliklerini gidermiş olacak.

Bu yıl Abu Dabi'de yapılan FATF Genel Kuruluna sunulan 2. İlerleme Raporu sonrasında Türkiye'nin terörün finansmanıyla ilgili eksikliklerini gidermesi kaydıyla, ''Düzenli takip sürecinde kalması'' kararı alındı.

Türkiye'den de giderilmesi istenen eksikliklerle ilgili düzenleme ve uygulamalar konusundaki gelişmeleri Haziran ayına kadar FATF'a iletmesi istendi.

Geçen yılki G-20 Zirvesinde de aklama ve terörün finansmanıyla mücadele konusunda uluslararası standartlara uyum konusunda işbirliği yapmayan ülkelere karşı tedbir alınmasının FATF'den talep edilmesinin ardından, Uluslararası İşbirliği Değerlendirme Grubu (ICRG) süreci başladı.

Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 83 ülke, FATF tarafından belirlenen kriterlere göre ICRG süreci kapsamında inceleme havuzuna dahil edildi. Havuzda bulunan ülke sayısı, finansal sektör büyüklüğü 5 milyar dolar ve üzeri olanlar limiti dikkate alınarak 83'den 39'a düşürüldü, sonra da 25'e indirildi. Bu ülkeler de 2 ayrı listeye alındı. İran, Kuzey Kore, Angola, Ekvator, Etiyopya, Pakistan, Türkmenistan ve Sao Tome'den oluşan 1. listedeki ülkelerin stratejik eksikliklerinin bulunduğu ve uluslararası mali piyasalar nezdinde risk oluşturdukları vurgulandı.

İkinci listedeki ülkelerin ise eksiklerini giderme yolunda üst düzeyli taahhütte bulundukları ve eylem ...</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/terore-finansal-destek-verenin-mal-varligi-donacak-1888.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Google nasıl kurtulur?</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/google-nasil-kurtulur-1874.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/google-nasil-kurtulur-1874.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 20:58:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1874</guid>
		<description><![CDATA[nasil kurtulurmus bakalim İnternet üzerindeki erişim engelleme uygulamaları ya da herkesin deyimiyle "yasaklar" uzun zamandır hepimizin gündeminde. Özellikle son zamanlarda Google hizmetleri konusunda yaşanan sorunlarla iyice hararetlenen engelleme uygulamaları konusunda daha önce de yazılar yazdım. Bu yazılar daha çok o andaki soruna ya da konuya odaklı idi. Okuyuculardan gelen mesajlardan, tepkilerden ve



başka yayın organlarındaki yazılardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>nasil kurtulurmus bakalim İnternet üzerindeki erişim engelleme uygulamaları ya da herkesin deyimiyle "yasaklar" uzun zamandır hepimizin gündeminde. Özellikle son zamanlarda Google hizmetleri konusunda yaşanan sorunlarla iyice hararetlenen engelleme uygulamaları konusunda daha önce de yazılar yazdım. Bu yazılar daha çok o andaki soruna ya da konuya odaklı idi. Okuyuculardan gelen mesajlardan, tepkilerden ve

<!--more-->

başka yayın organlarındaki yazılardan takip ettiğim kadarıyla kesin olan bir şey var ki o da halen olan bitene dair (özellikle de Yotutube engellemesi hakkında) anlaşılamamış, netleşmemiş ayrıntıların olduğu.

Bu yüzden hem durumu detayları ile anlatmak hem de aslında çözümün (eğer istenirse tabi) çok da zor olmadığını göstermek için "Google nasıl kurtulur?" konulu bir yazı yazmak istedim.

İşte hızlandırılmış Youtube/Google Erişim Engelleme Kursu.

<strong> </strong>

<strong>5651 SAYILI KANUN</strong>
Youtube/Google ile ilgili süreci anlamak için önce internet üzerinden yayın yapmayı düzenleyen 5651 numaralı kanunu anlamamız gerekiyor.

İnternetin kullanımı yurdumuzda yaygınlaştıkça, bu sanal zannedilen mecranın aslında gerçek hayatla ne kadar da içiçe olduğu anlaşılmaya hatta tecrübe edilmeye başlandı. İnternette yapılanlar zannedildiği gibi internet içinde kalmıyor bir şekilde yaşantılara da etki ediyordu. Bu yüzden internetin sağladığı imkânların suistimal edilmesi suretiyle işlenen suçlarla mücadele konusunda etkin ve doğru bir yapılanmayı mümkün kılabilecek "özel" bir kanuna ihtiyaç duyuldu. Bu amaçla, medyada kısaca 5651 olarak geçen, uzun ismiyle 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” 23 Mayıs 2007 tarih ve 26530 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 5651 sayılı kanun; Anayasamızın, özel olarak korunmasını öngördüğü, başta aile, çocuklar ve gençler olmak üzere belirli sosyal kesimlere yönelik suçların kolayca işlenmesini önleyici özel bir kanun.

Dünyada birçok ülkede internet için özel bir düzenlemenin eksikliği mevcut ve uygulamalarda genellikle çocuk istismarı ve ırkçılıkla mücadele ön plana çıkıyor. Bir problemle karşılaşıldığında ve mahkemelerce karar verilmesi gerektiğinde, ancak “gerçek hayatta suç olan internette de suç” olarak kabul edilip bu yönde karar alınabilmekte. Bu açıdan baktığımızda ülkemiz, 5651 sayılı yasa ve yönetmeliklerin mevcudiyeti ile internet aktörlerinin tanımlanması, sorumluluklarının belirlenmesi, içerik çıkarma “Uyar-Kaldır” ve erişim engelleme usul ve esaslarının belirlenmesi vb. düzenlemeler ile demokratik ülkelerin birçoğundan bir adım ileride. Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi'ni de yakında kabul edeceğimiz düşünülürse, aslında ülkemiz bu alanda attığı adımlarla karalanmayı değil (pek çok kişinin nedense yapmayı pek sevdiği şekilde),  bilakis desteklenmeyi ve teşvik edilmeyi hak ediyor.

<strong>BAŞLANGIÇ NOKTASI VE YOUTUBE ERİŞİM ENGELLEME KARARI</strong>

5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlarla ilgili Kanun’a göre içeriği suç teşkil eden 10 adet video Youtube video paylaşım sitesinde yer aldığından, Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05.05.2008 tarih ve 2008/402 sayılı kararı gereğince Mayıs 2008’den bu yana bu site erişime engelli.

Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Güleser Aykara’nın görüşmemizde duruma istinaden verdiği cevaplardan yola çıkarak erişim engelleme kararının sanılanın aksine bodoslama alınmış, metazori bir karar olmadığını söylemek mümkün. İşte Aykara’nın verdiği bilgiler ışığında Google’la yaşanan kriz.

Buna göre karşı taraf ile defalarca iletişime geçildi ve bahse konu videolarla ilgili yapıcı adım atmaları istendi.Youtube video paylaşım sitesi yetkilileri bahse konu 10 adet video görüntüsünden yalnızca 6 tanesini kaldırdı, fakat diğer 4 adet içerik dünyanın değişik yerlerinde bulunan ve yine Youtube paylaşım sitesine ait olan sistemlerde yer almaya devam ediyor. Bu nedenle, ...</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/google-nasil-kurtulur-1874.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2 şehit 1 Bihter eder mi?</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/2-sehit-1-bihter-eder-mi-1861.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/2-sehit-1-bihter-eder-mi-1861.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 15:19:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1861</guid>
		<description><![CDATA[okuyalim bakalim arkadaslar bende merak ettim bu basligi ama Dün gece ülkemiz için mühim bir geceydi, tek vücut tek yürek halinde milletçe televizyon başına kilitlenildi. Hiç ama hiç bilinmeyen o süper esrarengiz sonu, son yılların en medyatik intiharını izlemek için. Haftalar öncesinden finalle ilgili facebook grupları kuruldu, merhumenin gıyabında kılınacak cenaze namazı için programlar yapılırken öte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>okuyalim bakalim arkadaslar bende merak ettim bu basligi ama Dün gece ülkemiz için mühim bir geceydi, tek vücut tek yürek halinde milletçe televizyon başına kilitlenildi. Hiç ama hiç bilinmeyen o süper esrarengiz sonu, son yılların en medyatik intiharını izlemek için. Haftalar öncesinden finalle ilgili facebook grupları kuruldu, merhumenin gıyabında kılınacak cenaze namazı için programlar yapılırken öte yandan cenazeyi canlı görmek için de bir organizasyon düzenlendi, biletler satıldı, parası olan dirisini izledi, evde kalanlar eldekiyle yetindi. Zorunlu pasif izleyiciler hane erkekleri bile geceye hazırdı.

<!--more-->

İnkar edecek halimiz yok: Aşk-ı Memnu bir televizyon dizisi değildi sadece, toplumsal bir meseleydi. Hem de sadece takipçileri için değil. Sevmeyeninin de, “Ah ne tü kaka, ah ne rezil!” deyip kanal değiştireninin de bir şekilde maruz kaldığı bir fırtınaydı. Ve dün reklamları bile açık artırmayla satılan final bölümü şaşılmayacağı üzere, önemliydi. Ancak dün gece sadece Bihter ölmedi.

Başka bir şey daha oldu: Dizinin şehvetine kapılmış, kendinden geçmiş halde twitter’da, facebook’ta heyecan online paylaşılır, ölmesine ramak kala simli vücut yağları sürünmüş maşalı saçlarıyla salınan Bihter’le dalga geçer, Nihal’in nasıl olup da banyo yaptıktan sonra bile pür makyaj kalabildiğini anlamaya çalışırken Elazığ’dan bir haber geldi: 2’si asker 3 kişi hayatını kaybetmişti. Biz sonu belli bir kurguyu, rolü uğruna ölmeye hazır Bihter’i izlerken, çok uzakta birileri vatanı uğruna – ya de ne uğruna?- öldü.

Peki sonra ne oldu? Birkaç dakika evvel cıvıltıların havada uçuştuğu 140 kelimelik twitter köprüsünün ağları birbirine dolandı. Teröre lanet okuyan, öfke üzüntü dolu mesajlar Nihal’in ne kadar bahtsız olduğuna ve Bihter’in aslında ölümü hak etmediğine dair mesajların arasında gölgede kaldı. Duyarsızlıkla suçlananlar, “Herkes istediğini yazmakta özgürdür” diyerek şarkı linkleri post etmeye, Behlül’ün Yaban’a benzediğine, Adnan’ın şimdi ne yapacağına dair “cıvıldamaya” devam etti.

Ben bu tarz mecralarda siyaset vs. yapılmasına karşı olanlardanım. Buraların asıl amacının eğlenmek, vakit geçirmek olduğunu aklın bir köşesinde tutmalı diye düşünenlerdenim. Facebook’ta da oluşturulan “Apo’ya ölüm” ya da “Atatürk’ü seven 100.000.000 kişi olalım” grupları bende aynı etkiyi yaratıyor: Şimdi burası bunun yeri mi ki? duygusu.

 Ama dünkü başka bir şeydi. Anlık bir hassasiyetti. Saniye saniye paylaşılan eğlencenin birden çaresizliğe, üzüntüye, öfkeye dönüşmesiydi. Aynı duyarlılığı beklemekti, aynı ülkeyi paylaştığın insanlardan. Baş sağlığı dilemek zorunda da değil hiç kimse, ama Zimbabwe’den seslenir gibi postlar da atmamak zorunda. Hele haberci, gazeteci diye geçinenler buna ölümüne mecbur. İstediğini takip edip, istediğine üzülmekte özgür herkes, ama acıya saygı göstermek zorunda. Çünkü biz dün bilmem ne maçını kaybetmedik. Can kaybettik. Trafik kazasında da kaybetmedik üstelik, terör yüzünden kaybettik. Hem de kaçıncı kez.

Twitter’daki konuşmaların gerçek hayattan tek farkı, karakter sınırı. Evdeki, işyerindeki, ofisteki, okuldaki sohbetlerin kısa bir özeti yaşanıyor orada. Acının kanıksandığının, hayatın hiç ara vermeden kaldığı yerden devam ettiğinin küçük bir örneğiydi dün yaşananlar. Özgürlük kavramının ne kadar geniş, ne kadar uçsuz bucaksız olduğunu, toplumsal hafıza denen şeyin yerini 3 saniyelik balık hafızalarımızın aldığını, resmen uyuştuğumuzu… Gözümüze gözümüze soktu. Tıpkı iki gün önce haber sitelerinde “Bihter’in cenazesi kaldırıldı” haberinin, “11 şehit haberi”nden daha fazla okunduğunda olduğu gibi.

Hala masumane bir şekilde bu kalabalığı azınlık olarak nitelendiriyorsanız – ki umarım siz haklı çıkarsınız- izleyin bakalım, bugün çevrenizde en çok hangi ölüm konuşulmaya değer bulunacak?

Elazığ’daki mi, Ziyagil Yalısı’ndaki mi?</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/2-sehit-1-bihter-eder-mi-1861.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19 zanlıyı alkışladılar  yaziklar olsun</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/19-zanliyi-alkisladilar-yaziklar-olsun-1851.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/19-zanliyi-alkisladilar-yaziklar-olsun-1851.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 20:50:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1851</guid>
		<description><![CDATA[yazikalr olsun nankör insanlar hem bu vatanin ekmegini yersiniz ay yildizli kimlik pasaport cebinnizde hemde ihanetin en büyügünü yaprsiniz yaziklar olsun sizelere Küçükçekmece Halkalı'da askeri servise düzenlenen bombalı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 19 şüpheli adliyeye getirildi. Adliye önünde bekleyen zanlıların yakınlarının alkışlı desteği tartışmalara neden oldu.



İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sorguları tamamlanan zanlılar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yazikalr olsun nankör insanlar hem bu vatanin ekmegini yersiniz ay yildizli kimlik pasaport cebinnizde hemde ihanetin en büyügünü yaprsiniz yaziklar olsun sizelere <strong>Küçükçekmece Halkalı'da askeri servise düzenlenen bombalı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 19 şüpheli adliyeye getirildi. Adliye önünde bekleyen zanlıların yakınlarının alkışlı desteği tartışmalara neden oldu.</strong>

<!--more-->

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sorguları tamamlanan zanlılar, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirildi. Polis aracından indirilen şüpheliler, teker teker adliyeye alındı.

Bu arada, adliye önünde bekleyen zanlı yakınları, alkışlarla şüphelilere destek verdi. Bu sırada grubun yanına yaklaşan Yüksel Alay isimli bayan avukat, "Niçin alkışlıyorsunuz?' diyerek şahıslarla tartıştı. Tartışma, çevredekilerin araya girmesiyle sona erdi.

<strong>-19 kişiden 9'u mahkemeye sevk edildi-</strong>

İstanbul'da polis ve askeri personel taşıyan servis araçlarına yönelik bombalı saldırılarla ilgili olarak gözaltına alınan 19 kişiden 9'u tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinde, soruşturmayı yürüten 4 Cumhuriyet savcısı tarafından ifadeleri alınan 19 kişiden 9'u, ''Silahlı terör örgütüne üye olmak'' iddiasıyla tutuklanmaları istemiyle nöbetçi mahkemeye gönderildi.

Savcılık, ifadeleri alınan diğer 10 kişiyi ise serbest bıraktı.

<a href="/foto/patlamanin-zanlilari-adliyeye-getirildi-1387/" target="_blank"></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/19-zanliyi-alkisladilar-yaziklar-olsun-1851.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardelen&#8217;in kızı babasına veda etti</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/kardelenin-kizi-babasina-veda-etti-1803.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/kardelenin-kizi-babasina-veda-etti-1803.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 16:39:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1803</guid>
		<description><![CDATA[allahim rahmet eylesin İstanbul Halkalı'da askeri personeli taşıyan servis otobüsüne yapılan bombalı saldırı sonucu şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Çağlar Bölük'ün cenazesi, İzmir'in Tire ilçesinde toprağa verildi.



Şehit Jandarma Uzman Çavuş Bölük için Tire İmam Hatip Camisi'nde askeri tören düzenlendi. Törene, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İzmir Valisi Cahit Kıraç, Manisa Valisi Celalettin Güvenç, Ege Ordusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>allahim rahmet eylesin <strong>İstanbul Halkalı'da askeri personeli taşıyan servis otobüsüne yapılan bombalı saldırı sonucu şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Çağlar Bölük'ün cenazesi, İzmir'in Tire ilçesinde toprağa verildi.</strong>

<!--more-->

Şehit Jandarma Uzman Çavuş Bölük için Tire İmam Hatip Camisi'nde askeri tören düzenlendi. Törene, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İzmir Valisi Cahit Kıraç, Manisa Valisi Celalettin Güvenç, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, şehidin akrabası da olan AK Parti Manisa Milletvekili Mehmet Çerçi, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, şehit Bölük'ün babası Salih, annesi Kezban, eşi Elif, 2 yaşındaki kızı Eylül ve kardeşi Sinan Bölük ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Tören alanında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un gönderdiği taziye çiçekleri dikkat çekti.

<a href="/foto/kardelen-elif-esini-ugurladi-1383/" target="_blank"></a>Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı cenaze töreninde, Milli Savunma Bakanı Gönül ile tokalaşmak isteyen AK Parti Manisa Milletvekili Mehmet Çerçi, meydana gelen protesto olayları nedeniyle bakanın korumaları tarafından ''protestocu'' vatandaş sanılarak engellendi. Çerçi, kendini tanıttıktan sonra Bakan Gönül'e ulaşarak tokalaşabildi. 

Öğle namazının ardından düzenlenen törene katılan Bakan Gönül ve beraberindekiler, şehit Bölük'ün babası Salih, annesi Kezban, eşi Elif ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu.

Cenaze namazı sırasında Bakan Gönül'ün gözyaşlarına engel olamadığı görüldü.

Törene, yoğun sağanağa rağmen çok sayıda Tireli vatandaş, ellerindeki Türk bayraklarıyla katıldı. Sağlık ekipleri, herhangi bir olumsuz duruma karşı hazır bekletildi.

Şehit Uzman Çavuş Bölük'ün eşi Elif, babası Salih, annesi ve kardeşi Sinan Bölük, şehidin Türk bayrağına sarılı tabutuna sarılarak öptü. Bölük'ün kızı Eylül ise babasının fotoğrafını öperek, fotoğrafa el salladı.

Kılınan cenaze namazının ardından, şehit Uzman Çavuş Bölük'ün naaşı, askerler tarafında alınarak, askeri araca konuldu.

Aracın geçişi esnasında, Çağlar Bölük'ün akrabaları, gözyaşlarına engel olamadı. Vatandaşlar ise alkışlarla ''Şehitler ölmez vatan bölünmez'' sloganıyla hükümet aleyhtarı sloganlar attı.

Bakan Gönül, kortejin tümüne katılmayarak, bir süre sonra cenazeden ayrıldı.

Bölük'ün naaşı, Tire ilçesine bağlı Doyuranlı Köyü Mezarlığı'nda defnedildi.

Tire'deki ev ve iş yerlerine Türk bayrakları asıldığı görüldü

<!-- AddThis Button BEGIN --><script type="text/javascript">// <![CDATA[
   var addthis_pub = 'tayfunsalci';
   var addthis_localize = {share_caption:'Paylaş', email_caption:'Arkadaþýna Gönder!', email:'E-posta', print:'Yazdýr', favorites:'Favoriler', more:'• daha...'};
// ]]&gt;</script>

<img src="http://91.93.103.35/starfoto/2010/06/23/1383/b/resim25105.jpg" alt="" vspace="4" width="307" /></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/kardelenin-kizi-babasina-veda-etti-1803.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimse açılımı bitiremez</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/kimse-acilimi-bitiremez-1791.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/kimse-acilimi-bitiremez-1791.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 11:20:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1791</guid>
		<description><![CDATA[ya hala acilim acilim acilinda görelim enymis bu acilim 41 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalışan ve MİT Müsteşar Yardımcılığı görevinden emekli olan Cevat Öneş, PKK saldırılarının neden son dönemde yoğunlaştığını ve demokratik açılımla ilgili yaşananları Taraf gazetesinden Neşe Düzel’e değerlendirdi.



İki gün yayımlanan söyleşide, son günlerde yoğunlaşan PKK saldırılarının taktiksel saldırılar olduğunu, AK Parti hükümetini sıkıştırmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ya hala acilim acilim acilinda görelim enymis bu acilim 41 yıl Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalışan ve MİT Müsteşar Yardımcılığı görevinden emekli olan Cevat Öneş, PKK saldırılarının neden son dönemde yoğunlaştığını ve demokratik açılımla ilgili yaşananları Taraf gazetesinden Neşe Düzel’e değerlendirdi.

<!--more-->

İki gün yayımlanan söyleşide, son günlerde yoğunlaşan PKK saldırılarının taktiksel saldırılar olduğunu, AK Parti hükümetini sıkıştırmak ve çözüm sürecinde muhatap alınmak için yapıldıklarını söyleyen Öneş, ne PKK’nın silahla bitirilmesinin, ne de PKK’nın silahla arzu ettiği sonuçlara ulaşmasının mümkün olduğunu vurguluyor.

<strong>“TIPKI DIŞ POLİTİKADAKİ GİBİ…”</strong>
Öneş’e göre Kürt sorunu ancak demokratikleşmeyle çözülebilir. Bu da, “dış politikada gösterilen irade, vizyon, plan, proje, organizasyon ve kararlılığın iç politikada da gösterilmesine” bağlı. Şöyle diyor Öneş: “Bir yandan Kürt sorununu da çözecek yeni bir demokratikleşme ve açılım planı hazırlanmalı, diğer yandan da bu açılıma paralel olarak PKK’nın dağdan indirilmesi için özel bir proje yapılmalı. Hükümet, 2011’deki seçimlere böyle bir demokratik açılım ve sivilleşme çıkışıyla gitmeli.”

<strong>“BAŞBAKAN AÇILIMDA SAMİMİYDİ”</strong>
Öneş, Düzel’in “AKP kendi isteğiyle mi bitiriyor bu alçımı” sorusunu ise şöyle cevaplandırıyor: “Açılım bitmedi. Zaten Başbakan da ‘açılım sürecek’ diyor. Açılım duraksadı. Bu küresel koşullarda ve Türkiye’nin iç dinamiklerinde hiçbir iktidar açılımı bitiremez. Açılım bitti diyen ve demokratikleşme için yeni adımlar atmayan bir iktidarın Türkiye’de yeniden seçilme ve hükümet olma şansı yoktur. Başbakan demokratik açılım konusunda çok samimiydi ve risk alıp adım attı ama CHP, MHP ve DTP milliyetçi duyguları körükleyerek AK Parti hükümetinin omuzlarındaki yükü daha da arttırdılar.”

<strong>“AÇILIMIN KARŞISINA ENGELLER ÇIKARILDI”</strong>
Öneş, AK Parti döneminde demokratik adımların atılmasında önemli mesafelerin alındığını ama AK Parti’nin çok önemli engellerle karşılaştığını düşünüyor: “Karşısına Ergenekon süreci, darbe girişimleri, yargıdaki olumsuzluklar, muhalefetin çıkardığı engeller, milliyetçi dalga gibi duvarlar çıkarıldı.”

Öneş’e göre her şeye rağmen önümüzdeki süreçte açılım planı daha somut ortaya konacak.  
 
<strong>“ARTIK DEMOKRATİK MÜCADELEYLE SONUÇ ALINIYOR”</strong>
Öneş, tam da bu ortamda açılım için seslerin daha çok çıkması gerektiğini söylüyor. Çünkü ona göre Türkiye’nin bugünkü objektif ve sübjektif şartları hiçbir biçimde PKK’nın silahlı mücadelesini haklı göstermiyor: “Türkiye’de artık demokratik mücadeleyle etkin sonuçlar almak mümkün. Bu yüzden PKK, silahlı eylemlerini hiçbir gerekçeye dayandıramaz.”

<strong>“KÜRTLER KOPMAK İSTEMİYOR”</strong>
Öneş, geçen hafta gittiği Hakkâri’de Kürtler’in ne istediğine dair yaptığı gözlemleri ise şöyle aktarıyor: “Kürtler ayrılık istemiyorlar. Türkiye bağımsız Kürt devleti kurulması ve ülkenin parçalanması gibi bir tehlikeyle karşı karşıya değil. Kürtler kopmak istemiyorlar. PKK da kopmak istemiyor. PKK’nın etkilediği kitlede de bir ayrılma duygusu yok.”

<strong>“OLAĞANÜSTÜ HAL PSİKOLOJİSİNİ TEMİZLEYEMEDİK”</strong>
Peki çözüm için dillendirilen olağanüstü hal ve sıkıyönetim gibi uygulamalar ne kadar doğru? Öneş, bu taleplere şiddetle karşı çıkıyor: “Sıkıyönetimlerin bir sonuç getirmediğini, aksine büyük sorunlar ve kırılganlıklar yarattığını biz bu uygulamayı yıllarca yaşayarak gördük. Ve, şimdiye kadar da Doğu ve Güneydoğu’da sıkıyönetimlerle yaratılmış olan bu kırılganlıkları, insanlardaki olumsuz psikolojiyi temizleyemedik. Bu ülkede yaşanacak en büyük tehlike bundan böyle sıkıyönetim olur.”</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/kimse-acilimi-bitiremez-1791.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elazığ&#8217;da karakola saldırı</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/elazigda-karakola-saldiri-1770.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/elazigda-karakola-saldiri-1770.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 15:12:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1770</guid>
		<description><![CDATA[güzel vatanimda ne kadarda hain varmis Elazığ'ın Palu ilçesindeki Arındık Jandarma Karakolu'nu korumakla görevli time düzenlenen saldırıda bir asker şehit oldu, bir asker de yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Arındık Köyü ile Hasbek Köyü arasında bulunan karakolu korumakla görevli timin mevzilerine teröristlerce saat 00.30-01.00 arasında el bombası ve makineli tüfeklerle saldırı düzenlendi



Askerlerin anında karşılık vermesiyle başlayan çatışma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>güzel vatanimda ne kadarda hain varmis Elazığ'ın Palu ilçesindeki Arındık Jandarma Karakolu'nu korumakla görevli time düzenlenen saldırıda bir asker şehit oldu, bir asker de yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Arındık Köyü ile Hasbek Köyü arasında bulunan karakolu korumakla görevli timin mevzilerine teröristlerce saat 00.30-01.00 arasında el bombası ve makineli tüfeklerle saldırı düzenlendi

<!--more-->

Askerlerin anında karşılık vermesiyle başlayan çatışma yaklaşık yarım saat sürdü.

Saldırıda, bir asker şehit olurken bir asker de yaralandı.

Teröristler olayın ardından kaçarken bölgede korucuların ve hava unsurlarının da katılımıyla operasyon başlatıldı.

<strong>ŞEHİT DÜŞEN ASKERİN SELÇUK GÖKDAĞ OLDUĞU BELİRLENDİ</strong>

Elazığ'ın Palu ilçesindeki Arındık Jandarma Karakolu'nu korumakla görevli time düzenlenen saldırıda şehit düşen askerin Selçuk Gökdağ olduğu belirlendi.

Alınan bilgiye göre, Kocaeli'nin İzmit ilçesi Yenişehir Mahallesi'nde yaşayan Jandarma Komando Gökdağ'ın babası Kemal Gökdağ ve annesi Nurten Gökdağ'a askeri yetkililer tarafından oğullarının şehit olduğu haberi verildi.

Şehidin evine gelen ambulansta bulunan sağlık ekipleri, acı haberi duymaları üzerine fenalaşan şehit yakınlarına müdahale etti.

Şehidin ağabeyi Bahadır Gökdağ, kardeşinin Mayıs ayında asker olduğunu söyledi. Göz yaşlarına hakim olamayan Bahadır Gökdağ'ı askeri yetkililer sakinleştirmeye çalıştı.

<strong>ŞEHİT ASKERLER İÇİN ELAZIĞ ASKER HASTANESİNDE TÖREN DÜZENLENDİ</strong>

Elazığ'ın Palu ilçesindeki Arındık Jandarma Karakolunu korumakla görevli time düzenlenen saldırıda şehit düşen asker Selçuk Gökdağ için Elazığ Asker Hastanesinde tören düzenlendi.

Basın mensuplarının alınmadığı törene, Elazığ Valisi Muammer Erol, askeri ve sivil yetkililer katıldı.

Şehit asker Gökdağ, askeri uçakla memleketi Kocaeli'ne gönderildi.

<strong>AA</strong></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/elazigda-karakola-saldiri-1770.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu it ve köpeği ya yargıla ya iade et</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/bu-it-ve-kopegi-ya-yargila-ya-iade-et-1758.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/bu-it-ve-kopegi-ya-yargila-ya-iade-et-1758.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 20:00:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=1758</guid>
		<description><![CDATA[ah benim vekilim türkün türkten baska dostu yok anlan artik Balıkesir'de konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, yabancı ülkelerinin PKK'yı himaye ettiğini belirterek, "Bu alçaklar topluluğu uluslararası terörün menfaatlerini temsil ediyor. Bugüne kadar bir tek teröristi iade etmediler. Sözleşmelerin altında yazıyor. Bu it ve köpeği ya yargıla, ya iade et. Ne yargılıyorlar, ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ah benim vekilim türkün türkten baska dostu yok anlan artik Balıkesir'de konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, yabancı ülkelerinin PKK'yı himaye ettiğini belirterek, "Bu alçaklar topluluğu uluslararası terörün menfaatlerini temsil ediyor. Bugüne kadar bir tek teröristi iade etmediler. Sözleşmelerin altında yazıyor. Bu it ve köpeği ya yargıla, ya iade et. Ne yargılıyorlar, ne iade ediyorlar. Yaptıkları şey himaye etmek. Silah vermek, mühimmat vermek" dedi.

<!--more-->

Balıkesir Körfez Havaalanı Pist ve Terminal açılışına Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Edip Uğur, Balıkesir Valisi Yılmaz Arslan, basın mensupları ve Balıkesirliler katıldı. Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nde yaşanan terör saldırısı üzerine sert açıklamalarda bulunan Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak terör örgütü PKK'ya her türlü desteğin verildiği uluslararası bir güçle karşı karşıya olduklarını belirtti. Çiçek "Herkes bizi kendi politikasının bir parçası haline getirmeye çalışıyor. Biz kimsenin politikasının parçası değiliz. Kimsenin oyuncağı değiliz. Kimsenin yanında, karşısında değiliz. Biz milletimizin yanındayız. Böyle bir Türkiye'den rahatsız olanlar var. Bakmayın siz PKK'yı terör örgütü olarak kabul ettiklerine. Bugüne kadar bir tek teröristi iade etmediler. Halbuki sözleşmelerin altına atılan imza o ülkenin, devletin namusudur. Ne yazıyor onun altında? Bu it ve köpeği ya yargıla ya iade et. Ne yargılıyorlar, ne iade ediyorlar. Yaptıkları şey himaye etmek. Silah vermek, mühimmat vermek. Bu alçaklar topluluğu hiç kimseyi temsil etmiyor. Bu ülkenin hiçbir kesimini temsil etmiyorlar. Bu vatanın esas sahipleri bizler değiliz. Aziz şehitlerimizdir" şeklinde konuştu.

<strong>''HER TÜRLÜ DESTEĞİN VERİLDİĞİ ULUSLARARASI BİR GÜÇLE KARŞI KARŞIYAYIZ''</strong>
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, "Terör örgütleri uluslararası gücün maşasıdır. Okur yazarlığı bile olmayan kişilerin yapacağı bir iş değildir bu. Bu örgütün tepe noktasında olanlara bir bakın. Her birisi bir ülkenin uşağı. Her birisinin bir başka ülkeyle irtibatı var. Bu örgüt bu ülkelerin taşeronluğunu yapıyor. Ne Kürt halkının ne Güney Doğu'nun ne de söyledikleri bir kısım hak ve özgürlüklerinin taşeronu değil, uluslararası güçlerin taşeronu. Biz Irak ile 48 tane ekonomik ve ticari anlaşma yaptık. Suriye ile 51 anlaşma yaptık. Eskiden bunlarla aramızda çok ciddi sorunlar vardı. Bu terör örgütünü uzun süre onlar da destekledi. Yeri geldi, bugün iyi ilişkiler içinde olduğumuz diğer ülkelerde destek verdi. Bunları unutmadık. Yaptığımız bu anlaşmalar Türkiye'nin ekonomik gelişmesine katkı sağladı. Türkiye tekrar toparlanıp, güç, kuvvet kazanırsa, burada bize ekmek yok diyenler, adına PKK dedikleri bu örgütü kullanır hale geldiler. Bu örgüte silah, mühimmat sağlayanlar, örgütü yaşatanlar bunlar. Okuması yazması olmayan adam patlayıcı bomba yapmayı, C-4'ü nereden bilecek? Bunları kim veriyor diye baktığımızda işte uluslararası güçleri görürsünüz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, her türlü desteğin verildiği uluslararası bir güçle karşı karşıyayız. Bundan en evvel istifade edenler silah tüccarlarıdır. Bu 5 bin kişilik bir örgüt, silah alacak, yiyecek içecek. Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Kandil Dağı'nda buğday mı yetişiyor? Pamuk mu, zeytin mi var? Onlara aşı kim veriyor, silah nasıl gidiyor? Diye baktığınızda arkasındakileri görürsünüz. Bilinen, bilinmeyen yekliyle Türkiye'nin verdiği mücadele budur. Güvenlik güçlerimiz olmasaydı başka hiçbir güç bu mücadeleyi bu kadar güçlü bir şekilde sürdüremezdi. Tüm acılarımıza ve mücadelemize rağmen terör mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" diye konuştu.

<strong>''İSTEDİLER Kİ TÜRKİYE ...</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/bu-it-ve-kopegi-ya-yargila-ya-iade-et-1758.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
