Türkiye’de AIDS yaşı 15′e indi

13 Aralık 2009 Yazan admin  
Kategori SagLık/CinseLik

Doç. Dr. Özlem Tünger, ‘çağın vebası’ olarak nitelendirilen AIDS’in Türkiye’de bulaşma yaşının 15′e kadar indiğini söyledi.
Doç. Dr. Özlem Tünger, ‘çağın vebası’ olarak nitelendirilen AIDS’in Türkiye’de bulaşma yaşının 15′e kadar indiğini söyledi.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Tünger, ‘çağın vebası’ olarak nitelendirilen AIDS’in Türkiye’de bulaşma yaşının 15′e kadar indiğini söyledi. Doç. Dr. Tünger, bunun nedeninin gençlerin cinsel deneyim yaşının düşmesi olduğunu belirtti.

Manisa Belediyesi, Aralık ayı etkinlikleri kapsamında, ‘Çağımızın Vebası AIDS’ başlıklı konferans düzenlendi. Belediye Meclis Salonu’ndaki konferansa, CBÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Tünger, konuşmacı olarak katıldı. Doç. Dr. Tünger, konferansta, öğrencilere HIV virüsü, AIDS ve korunma yolları hakkında bilgiler verdi.

AIDS’in bireyin bağışıklık sistemini zayıflatan bir virüs olduğunu belirten Doç. Dr. Tünger, “Kanında HIV virüsü bulunan kişilere HIV pozitif denir. AIDS bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. HIV girdiği vücudun, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder. Direnci azalan vücutta, HIV’in etkisinin yanı sıra, çeşitli mikroplar da hastalıklara neden olurlar. HIV vücuda girdiğinden itibaren, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların Eliza yöntemiyle ile saptanmasına Anti- HIV testi denir. Anti-HIV antikorların Eliza yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süreye (pencere dönemi) ihtiyaç vardır. Bu nedenle test, bulaşma olduktan 3 ay sonra yapılmalıdır” dedi.

AIDS’in belirtilerini anlatan Doç. Dr. Özlem Tünger, HIV’ın bulaştıktan sonra, AIDS hastalığı belirtilerinin kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre, 3-15 yıl sonra ortaya çıktığını belirterek, “Vücut direnci zayıflayan hastada, normalde zararsız olan, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride tekrarlanan uçuk, pamukcuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük, tüberküloz, akciğer hastalıkları gibi belirtiler ortaya çıkar. Kişide bu belirtilerin ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması durumunda AIDS düşünülebilir” dedi.

Türkiye’de AIDS hastalığının çok sık görülmemesine karşın bulaşma yaşının 15′e kadar indiğini söyleyen Doç. Dr. Özlem Tünger, bunun en önemli nedeninin gençlerdeki cinsel deneyim yaşının düşmesi olduğunu söyledi. Bu konuda velilere büyük görev düştüğünün de altını çizen Tünger, çocuklara küçük yaşlarda cinsel eğitim verilmesi gerektiğini vurguladı. Konferans, Doç. Dr. Tünger’in öğrencilerin sorularını yanıtlamasıyla sona erdi.

Etiketler: 3-15 yıl sonra ortaya çıktığını belirterek, ağız ve deride tekrarlanan uçuk, AIDS hastalığı belirtilerinin kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre, AIDS ve korunma yolları hakkında bilgiler verdi. AIDS’in bireyin bağışıklık sistemini zayıflatan bir virüs olduğunu belirten Doç. Dr. Tünger, akciğer hastalıkları gibi belirtiler ortaya çıkar. Kişide bu belirtilerin ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması durumunda AIDS düşünülebilir” dedi. Türkiye’de AIDS hastalığının çok sık görülmeme, Aralık ayı etkinlikleri kapsamında, bulaşma olduktan 3 ay sonra yapılmalıdır” dedi. AIDS’in belirtilerini anlatan Doç. Dr. Özlem Tünger, bunun en önemli nedeninin gençlerdeki cinsel deneyim yaşının düşmesi olduğunu söyledi. Bu konuda velilere büyük görev düştüğünün de altını çizen Tünger, bunun nedeninin gençlerin cinsel deneyim yaşının düşmesi olduğunu belirtti., CBÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Tünger, çeşitli mikroplar da hastalıklara neden olurlar. HIV vücuda girdiğinden itibaren, cinsel sohbet, çocuklara küçük yaşlarda cinsel eğitim verilmesi gerektiğini vurguladı. Konferans, Doç. Dr. Tünger’in öğrencilerin sorularını yanıtlamasıyla sona erdi., gece terlemeleri, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, HIV’ın bulaştıktan sonra, HIV’in etkisinin yanı sıra, ishal, kilo kaybı, konferansta, konuşmacı olarak katıldı. Doç. Dr. Tünger, Manisa Belediyesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Tünger, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder. Direnci azalan vücutta, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, normalde zararsız olan, öğrencilere HIV virüsü, öksürük, pamukcuk, tüberküloz, vücutta bununla savaşmak için özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların Eliza yöntemiyle ile saptanmasına Anti- HIV testi denir. Anti-HIV antikorların Eliza yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşm, yara ve lekeler, ‘Çağımızın Vebası AIDS’ başlıklı konferans düzenlendi. Belediye Meclis Salonu’ndaki konferansa, ‘çağın vebası’ olarak nitelendirilen AIDS’in Türkiye’de bulaşma yaşının 15′e kadar indiğini söyledi. Doç. Dr. Tünger, “Kanında HIV virüsü bulunan kişilere HIV pozitif denir. AIDS bulaşıcı bir virüs hastalığıdır. HIV girdiği vücudun, “Vücut direnci zayıflayan hastada

Yorum yap

Tıkanan ilişkiler nasıl çözülür?

13 Aralık 2009 Yazan admin  
Kategori SagLık/CinseLik

Zaman içinde monotonlaşan ilişkinizi eski heyecanına döndürmek için çift olarak uygulayabileceğiniz tüyolar ve uzmanların önerdiği terapilerle ilgili bilgiler bu haberde…

Zaman içinde monotonlaşan ilişkinizi eski heyecanına döndürmek için çift olarak uygulayabileceğiniz tüyolar ve uzmanların önerdiği terapilerle ilgili bilgiler bu haberde…

İlişkinizin zamana yenildiğini mi düşünüyorsunuz? Hep ilk günkü heyecanda kalsa güzel olurdu; ancak bunun için hem siz hem de partneriniz emek harcamalısınız. Cinsel Sağlık Enstitüsü Başkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe, uzun süreli ilişkilerde zamanla heyecanın azalıp, cinsel hayatın monotonlaşmasının yaygın bir sorun olduğunu söylüyor. Her zaman aynı şeyleri, aynı sıra ile yapmak cinsel hayatı rutinleştirebilir. Zamanla ve yaşla birlikte cinsel istekte azalma olabilir, ayrıca şeker, tansiyon, kalp gibi rahatsızlıklar cinsel sorunlara yol açabilir. Kilo alımı, kadın ve erkeğin eski fiziksel çekiciliklerinin azalması ve kadının anne olması gibi etkenler de çiftin birbirine cinsel olarak bakış açılarını değiştirebilir. Bu hemen her çiftte görülebilen bir durum. Ancak bir kader değil. Eğer çift isterse ilişkide heyecanı hep canlı tutabilir, monotonluğu kırabilir, farklı cinsel aktiviteler deneyebilir. Bu tamamen çiftin motivasyonuna bağlı.
Sağlıklı bir ilişki için
Dr. Keçe, sağlıklı bir cinsellik için en önemli koşulun, çiftin açık, samimi ve dürüst bir iletişim kurması olduğunu söylüyor. Çift olarak birbirinizle ilgili arzu, istek ve beklentilerinizi paylaşırsanız hem daha sağlıklı ve tatmin edici bir cinsel yaşantınız olur, hem de bir sorun yaşandığında onu daha kolay çözebilirsiniz.

Cinselliğin altın kuralları
1. Birbirinizle konuşun, iletişimi kaybetmeyin.
2. İdeal ortamı yaratın.
3. Birbirinize dokunun ve birbirinizi okşayın.
4. Aşk oyunları yapın.
5. Ön sevişmeyi atlamayın.
6. Kendinizi iyi tanıyın ve kendinizle barışın.
7. Özgüveniniz olsun; karşınızdakine güven verin ve ona güvenin.
8. Partnerinize sevgi ve saygı gösterin.
9. Rahatlayın ve gevşeyin.
10. Cinsellikte utanç duygusuna yer yok.
11. Cinselliğe iyi konsantre olun; sadece anı yaşayın.
12. Beslenme biçiminize ve spor yapmaya özen gösterin, kendinize iyi bakın.

Ne zaman doktora başvurmalı?
Ne yazık ki, Türk toplumunda cinsellik, doğal ve normal bir olgu olarak görülmüyor ve hâlâ ayıp, yasak ve günah kavramlarıyla ilişkilendiriliyor.