<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>muhabbette.org&#124; Sohbet, Chat,muhabbet, Yonja, KizlarLa Sohbet, Dini Sohbet odalari, iSlami Sohbet odalari, Sohbet odalari,muhabbette.org &#187; chst odaalri</title>
	<atom:link href="http://www.muhabbette.org/tag/chst-odaalri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muhabbette.org</link>
	<description>Sohbet, kizlarla sohbet,chat,muhabbet,dini sohbet,islami sohbet</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 18:46:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Tarihi yanlış yazmak millet olmanın bir parçasıdır!`</title>
		<link>http://www.muhabbette.org/tarihi-yanlis-yazmak-millet-olmanin-bir-parcasidir-560.html</link>
		<comments>http://www.muhabbette.org/tarihi-yanlis-yazmak-millet-olmanin-bir-parcasidir-560.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 03:08:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HaKaNBeY</dc:creator>
				<category><![CDATA[makale]]></category>
		<category><![CDATA[chst]]></category>
		<category><![CDATA[chst odaalri]]></category>
		<category><![CDATA[dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[silami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet odasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbette.org/?p=560</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi `münferit an`lar olarak idrak edenler `açılım`ı da böyle anlıyor. Tarih anlardan değil süreçlerden mürekkeptir. Siyaset demokrasinin dilidir; şiddet medeniliğin reddidir. Toplumsal aidiyetin demokratik inşası büyük bir medeniyet cehdidir. Ahmet Yıldız üm modern toplumlarda kamusal alanda görünürlük, değerler ve hayat tarzı çatışmalarının en yoğun olarak hissedildiği alanların başında gelir. Cumhuriyet modernliği de, kamusal alanı kişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="395">
<tbody>
<tr>
<td valign="top"><span>Tarihi `münferit an`lar olarak idrak edenler `açılım`ı da böyle anlıyor. Tarih anlardan değil süreçlerden mürekkeptir. Siyaset demokrasinin dilidir; şiddet medeniliğin reddidir. Toplumsal aidiyetin demokratik inşası büyük bir medeniyet cehdidir.</span></td>
<td><img src="http://www.tumgazeteler.com/t/2/img/spacer.gif" border="0" alt="" width="1" height="12" /></td>
</tr>
<tr>
<td>Ahmet Yıldız<!--more-->

üm modern toplumlarda kamusal alanda görünürlük, değerler ve hayat tarzı çatışmalarının en yoğun olarak hissedildiği alanların başında gelir. Cumhuriyet modernliği de, kamusal alanı kişi kültü etrafında tanımlayan, disipline edilmiş edilgen bir toplum tasavvuruna dayalı olarak geliştirildiği için, din, cinsiyet, etniklik ve sınıf gibi kimlik gösterenlerinin görünürlüğü yekpareleştirilerek teke, Batılı Türk`e, inhisar ettirilmiştir. Tek Parti Dönemi <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/kemalist/">Kemalist</a> sosyopolitik uygulamaları, kendi tanımına uymayan cinsiyet, etniklik, sınıf ve dine dayalı ya da bunlarla ilişkili aidiyetleri kriminalize etmiştir.

Kamusal görünürlük <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/kemalist-devrimin/">Kemalist Devrimin</a> en temel düzenleme alanıdır. Bu keyfiyetinden dolayı Türkiye`de kamusal alan, Kemalist panoptikon`a dayalı bir mahiyete sahiptir. Bu panoptikonluk, siz onu görmeseniz de, büyük biraderin sizi her yerde takip etmesine duyulan inancı ifade eder; dolayısıyla olur olmaz şeyleri ağzınıza almayın, devlete saygınızı göstermek için eşinizin başını açın, kokteyllerde iki tek atmaktan kaçmayın; eşinizi karma ortamların müdavimi yapın, saygı duruşlarında kusur etmeyin, gerekirse arabanızdan inerek selama durun, Kürtlüğünüzü zinhar hissettirmeyin veya <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/kurtluge/">Kürtlüğe</a> ilişkin her değinide Türklüğe iman ve sadakatinizi yüksek sesle te`kid ve tekrir edin, vs... Birilerine tanıştırılırken, `X Bey Diyarbakırlıdır; ama o bildiğiniz Diyarbakırlılardan değil` muarefesine tebessüm edin. En iyi Kürt`ün, mahcup, edilgen ve `makasıd-ı aliyeye` hizmete kemer-beste Kürt olduğunu zinhar aklınızdan çıkarmayın. Devletimiz müstesna, kimse sizin ne olduğunuzu bilmek zorunda değildir; öyleyse özel ve kamusal kimliklerinizi farklılaştırın. Eskiler buna `münafıklık` derlerdi ama siz bunu `devlete hürmetkar vatandaşlığın` gereği olarak değerlendirin.

Kemalist panoptikon etki, Kürt etnik gösterenlerinin toplumsal ve siyasi görünürlük kazanması karşısında, kitlesel düzeyde gözlenen büyük hayal kırıklığı, inandıklarından kuşkuya düşme, hakarete, ihanete uğramış olma hissi, öfke, kızgınlık ve hatta hınç gibi duyguların toplumsal psikolojideki travmatik yansımaları olarak anlaşılmalarını kolaylaştırır. <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/tanidigimiz/">Tanıdığımız</a> dünyanın `başımıza yıkılması` hali, bir tür `evsizlik` psikolojisidir bu. Sorularımız ve cevaplarımız netliğini yitiriyor; demir attığımız emin sularda artık köpekbalıkları dolaşıyor. Şimdi bize doğru yolu kim gösterecek? Doğruyu kendi başımıza bulmak yani ferdiyet kesbetmek, `emanet`i yüklenmekten hazer etmeyen bizim insanlık halimiz olsa da, bunu kabullenmekte zorlanıyoruz. İçselleştirilmiş Türk etnik kimliğine dayalı toplumsal muhayyile, farklı etnik kimliklerin, özellikle de Kürtlüğün kamusal görünürlüğünü hazmedememekte, bunu kendi bekasına karşı girişilmiş bir suikast teşebbüsü olarak algılamaktadır. Kürtlüğe giydirilen gömlekler bunu haklılaştırıyor: geri kalmış köylülük, cehalet, irtica ve eşkıya ne zamandan beri aramızda güvenle dolaşıyor?

Tırnak ete batınca...

Bu içselleştirilmiş `çarpıklık`, bugün etnik aidiyetini Türk olarak niteleyen kitlelerin siyasi sosyalleşmelerinde merkezi bir konuma sahiptir. Zihin konforumuz bozulmadan ne de güzel yaşayıp gidiyorduk işte! Kürt olanla alışveriş yapıyor, evleniyor, oyun oynuyor, arkadaş oluyor, iş yapıyorduk. Et ve tırnak gibiydik. Tırnak arada ete batar gibi olduğunda, gerekli `tedaviyi` uyguluyor, barış ve huzur içinde yaşamaya devam ediyorduk. Bunların hepsi tek bir şeyle mümkündü: Kürtlerin gönüllü asimilasyonuyla. Ana dili bile olsa Kürtçeyi unutan, önemsemeyen, daha `medeni` bir toplumsallığa dahil olmaktan memnun olan Kürtler zaten Türk`tü. <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/gayr/">Gayr</a>-ı memnun görünenler ise devletin ihkak-ı hak topuzu karşısında dillerini yuttukları için zaten konuşamıyorlardı. Yani, bunlara kendileri ya da birileri `Kürt` gibi yakıştırmalarda bulunsa ...</p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbette.org/tarihi-yanlis-yazmak-millet-olmanin-bir-parcasidir-560.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
